Gönderen: benimgezilerim | Nisan 25, 2010

TAYVAN

Photobucket Tayvan’ın başkenti Taipei’de düzenlenen plastik kauçuk fuarı vesilesi ile bu ülkeye gitme imkanım oldu. Gittikten sonra Tayvan’ın imalatla uğraşan sanayicilerin, pazarlamacıların ve ülkesinde sanayi yatırımları yapmayı düşünen idarecilerin mutlaka görmesi gereken örnek bir toplum olduğuna karar verdim. Eğer kalkınmak istiyorsanız bunun yolu teknolojiden ve makine üretiminden geçiyor. Avrupa’dan daha ziyade Tayvan örnek alınması gereken bir ülke.

Photobucket

Tayvan’ın asıl yerlileri şu an % 2 azınlığı oluşturan Aborjinlerdir.
Adaya 17. yüzyıl başlarında büyük ölçüde Çinli göçü olmuştur. 1620′li yıllarda ada, Portekizliler tarafından fark edilmiş. Adaya ilk olarak verilen Formoza adı buradan geliyor ve bu kelime Portekizce’de “Güzel ada” anlamına geliyor. Tayvan Adası daha sonraki dönemlerde bir süre Hollandalıların kontrolü altında kalmış. 1895′ten 1945 yılına kadar 50 yıllık bir süre Japon işgali yaşanmış ve Japonlar adadan gideli yıllar olmuş ama bıraktıkları eserler ve etki halen gözlenebiliyor. 1 Aralık 1943 tarihinde Çin, Amerika Birleşik Devletleri ve Büyük Britanya tarafından çıkartılan Kahire Bildirgesi ile adanın Japonya’dan alınıp Çin’e verilmesi gerektiği belirtilmiş. 15 Ağustos 1945 tarihinde, Japonya Tayvan’dan çekildiğini ilan etmiş, Potsdam Bildirisi ve Kahire Bildirgesini koşulsuz olarak kabul etmiş. O dönem içerisinde Tayvan’ın statüsü kesin olarak belirlenemediği için Çin’e geri verildi mi, verilmedi mi tartışmaları halen yapılmaya devam ediliyor.

2.Dünya Savaşından sonra, Çan Kay Şek’in başındaki Milliyetçi Çin Partisi taraftarları ile Mao’nun başındaki Çin Komünist Partisi taraftarları arasında çıkan iç savaşta Çin yeniden büyük bir mücadeleye sahne olmuş. O dönemde Milliyetçi Partiyi Amerika, Komünist Partiyi de Sovyetler Birliği desteklemiş. Komünistlerin savaşı kazanıp komünizmin 1949′da Çin’de rejim olarak yerleşmesi üzerine, Çan Kay Şek liderliğinde komünizme karşı olan yaklaşık 1 milyon Çinli Tayvan’a geçmiş. Adada 1911 yılında Kıta Çin’de kurulmuş olan Çin Cumhuriyeti adı altında varlıklarını sürdürmeye devam etmişler. 1949 yılında Kıta Çin’de Çin Halk Cumhuriyeti kurulurken, Tayvan Adasında ise milliyetçiler yeniden güçlenip Çin’i ele geçirmenin planlarını yapmaya başlamışlar. Çan Kay Şek taraftarları Çinli Komünistlerin Çin’de iç savaşı kazanmadan önceki Çin yönetiminin devamı oldukları iddiasını yıllarca savunmuşlar. Tayvan’ın adı günümüzde de halen Republic of China yani Çin Cumhuriyeti olarak anılmaktadır, fakat bu isim dünyada 23 ülke dışında tanınmamaktadır.

Photobucket

Adanın uzunluğu 400 km, genişliği 144 km olup 3/2’si dağlık alan olduğundan, geriye kalan bölüm Çin’e bakan taraftaki yerleşim bölgelerinden oluşmaktadır. Tayvan Adası 36.000 km²’lik yüzölçümüne rağmen 23 milyon gibi büyük bir nüfusa sahiptir. Bu rakam Tayvan’ı dünyanın en sıkışık yerlerinden birine dönüştürmektedir. Başkent Taipei dışında diğer önemli şehirleri Gaoşong, Tainan ve Taicong’dur. Taipei düzenli caddeleri, gelişmiş alt yapısı ve sistemli servis ağları sayesinde modern bir şehir görüntüsündedir. 3 milyonluk bir nüfusun dar bir alanda yaşamasından dolayı genelde binalar sıkışık ve yüksek biçimde inşa edilmişlerdir. Bu yüzden de Taipei’de en pahalı olan şey ise kiralar ve konut fiyatlarıdır. 50–60 m²’lik daireler Türkiye’deki dairelerin 3–4 katı kadar daha pahalıya satılmaktadır. Özelikle gece caddelerde yürüdüğünüz zaman Amerikan filmlerindeki şehirlerin benzeri binalarına rastlarsınız. Sokaklar birbirine çok benzer ve ayırt etmekte zorlanırsınız.

Photobucket
Hızlı tren

Çin’deki teknolojik ataktan çok daha önce Tayvan bir teknoloji merkezi durumuna dönüşmüş. Adanın özelikle büyük şehirlerinde bunu görmek mümkün. Adanın batı kıyı şeridinden güneye doğru boydan boya hat gibi uzanan hızlı tren Tayvan’da yaşayanlara müthiş bir rahatlık sağlamayı başarmış. Hızı saatte 250-300 km arasında değişen bu trenle yolculuk yaptığınız zaman şunu görüyorsunuz; Tayvan her tarafıyla kobiler, atölyeler, fabrikalarla dolu bir memleket. Bildiğimiz anlamda sınırları çevrili organize sanayi bölgeleri göremiyorsunuz. Çünkü ülkenin her tarafı sanayi tesisleri ile dolu. Ülkenin tümü bir organize sanayi bölgesi konumunda. Adeta yerleşim bölgeleri ve tarım alanları, her tarafı kuşatan sanayi bölgelerinin arasında kalmış. Çok ilgimi çeken bir şey de atölyeler arsında gördüğüm mezarlık oldu. Doğal olarak sordum, “Neden sanayi bölgesine mezarlık yaptınız?” Cevap, “Sanayi bölgesine mezarlık yapmadık, düz alanlar az olduğundan mezarlık kenarlarındaki boş alanlara da fabrika kurduk, ölülere saygılı olmak lazım ama yaşayan insanları da düşünmek şart.” Tayvan’da 1 milyon kobinin varlığından bahsediliyor.

Photobucket
Tarım alanlarında fabrika Tarım alanları dahi fabrika dolmuş.

Tarım alanları dahi fabrika dolmuş
Biliyorsunuz gerek batıda, gerek ülkemizde tarım alanlarına sanayi tesisi kurulmaması konusunda büyük duyarlılık gösterilir. Fakat Tayvan’da durum tam tersi. Sanayi tesisiyle, pirinç tarlasını yan yana görebilirsiniz. Batıda çevreci önlemler sonucu birçok iş kolu başta Türkiye olmak üzere, Asya’ya kayıyor. Tayvan’da ise durum tam tersi. “Para gelecek olduktan sonra, gerekirse tarım arazilerine dahi fabrika kurulur” düşüncesi hakim. Tarım arazilerinin çok olduğunu düşünmeyin, sınırlı. Bunun için de her boş araziye pirinç ekmeyi devlet mecburi kılmış. Siz kendi arazinizi ekmiyorsanız, bir başkasına ektirtiyor.

Photobucket
Mezarla fabrika yan yana

Çevre konusunda batı modelinin de, doğu modelinin de doğru olduğunu düşünmüyorum. İkisi arasında bir ortayı bulmak lazım. Ne para kazanacağım diye doğayı kirleten, insanları zehirleyen vahşi kapitalist yaklaşımlar, ne de insanlara geçim kapısı olacak işyerlerinin çevrecilik adına faaliyetlerine engel olunması. Çünkü dikkat edin çevreci faaliyetler içinde olanlar, belli bir hayat standardı, gelirleri olan insanlardır. İşsiz insanların durumlarını anlamaları söz konusu değildir. Çevre konusunda bilimsel veriler ışığında, sadece çevreyi kirleten sanayi kuruluşlarını hedef alan adaletli çevrecileri bu ithamlarımdan muaf tutarak sanayiye karşı fanatik, duygusal çevrecileri ele almak istiyorum. Onlar için zararlı olsa da, olmasa da her sanayi teşebbüsüne kaşı olmak bir ideoloji ve saplantı haline gelmiştir. Onların gözünde her sanayi kuruluşu kapatılması gereken bir tesistir ve Donkişot gibi yel değirmenlerine saldırıya geçmek için daima hazırda beklerler.

Düşünelim makine imalatı yapan ve insanlara istihdam oluşturan çokça tesisin açılmasında ne sakınca vardır? Ya da çevreye zararlı atıklar atan bir tesisin, devletin yardımıyla zararlı atıklarını filtre ederek üretim yapmasında ne sakınca vardır? Batı son yıllarda çevrecilik adına geliştirdiği sanayi düşmanlığı ile bindiği dalı kesip hızla kendi sonunu hazırlıyor. Denilebilir ki tüm bu çabalar insan hayatının uzaması için, fakat dağın taşın fabrika dolu olduğu Tayvan’da, bilimsel istatistiklere baktığımız zaman ölüm yaş ortalamasının erkeklerde 77, kadınlarda 80 olduğunu görüyoruz. Demek ki sanayi kuruluşlarını iyi kontrol ederek gerekli arıtmaları yapıp, insan sağlığına zarar vermeden de sanayicilik yapılabiliyor ve Tayvan bunun güzel bir örneği, bu konuda bir orta yolu bulmak şart. Son olarak, Tayvan’ın çevre koruma ve atık toplama gibi konularda dünyanın en önde gelen yerlerinden biri olduğunu da eklemek istiyorum.

Photobucket
Tarım ve sanayi

Tayvan’da sanayicilere yapılan teşvikleri görünce Türkiye’nin durumu akla geliyor. Ne yazık ki ülkemizde sanayici devlet tarafından her türlü mağdur edilerek, bu işi yaptığına yapacağına pişman edilir. Böyle uygulamalar karşısında, sıkıntılarla uğraşmak yerine, bu işe yatkın yetenekli insanlar da, istihdam oluşturacağına kenarda durmayı tercih eder. Sonra da her gün binlerce kişi meclisin kapısını yakınlarına iş bulunması için aşındırır. Kocaeli’deki 1500 kişiyle çalışacak SEKA fabrikasında bir ara istihdamın 6000 kişiye çıktığını hatırlıyorum. Tabi yatan bu insanların maaşlarını da, ya biz vergilerimizle karşıladık ya da dışarıdan alınan borç parayla sistem senelerce döndü.

Günümüzde bu KİT’ler de kapandı, şimdi ne olacak? İstihdamın tek yolu devletin sanayiciyi el üstünde tutup gerekli teşvikleri yapmasıdır. Teşvik derken bunu parasal anlamda söylemiyorum, üretim yapabileceği sanayi bölgelerini desteklemesi, enerji fiyatlarını düşürmesi, sigorta ve vergi stopajlarını düşürmesi gibi önlemler. Bu açıdan Tayvan örnek alınacak ideal bir ülke. Devlet yetkilileri mutlaka bu ülkeyi ziyaret edip, sanayici devlet ilişkilerini incelemeli ve örnek almalılar.

Photobucket
Milli tarih müzesi (Palas Müzesi) Saray Müzesi

Tayvan’da nereler görülebilir

Tayvan Tarihinin Aborjinler dışında kalan kısmı yaklaşık 400 yıllık Çin Tarihinden oluşuyor. Tayvan Adasında yaşayan yerlilerin ise bundan binlerce yıl önce Güney Pasifik Adalarından Tayvan’a geldikleri kabul ediliyor. Turistik olarak otantik, tarihi olarak görülebilecek yerleri kısıtlı. Özellikle 5000 yıllık Çin Tarihini düşününce adada yaşayan Çinlilerin sadece 400 yıllık tarihi varlıklarına şahit olabiliyorsunuz. Çin Tarihine ilgi duyuyorsanız Palas Müzesi kesinlikle gidilmesi gereken bir yer. Tayvan’ın Topkapı Müzesi konumunda olan bu müze, Çan Kay Şek ve taraftarlarınca Çin’den kaçarken beraberlerinde, İmparatorluk Sarayına ait ne kadar tarihi eser varsa alıp getirilen tarihi ve paha biçilmez eserleri barındırıyor. Eski Budist yazmalardan, Tibetli rahiplerin şarap içerken kullandığı insan kafataslarına kadar pek çok ilginç eser bu müzede sergileniyor.

Photobucket Eski eserler sergileniyor.

Taipei’de en ilgi çeken ve şehre bambaşka bir hava veren bir diğer yapı ise 101 binası. 101 kattan oluşan ve 508 metre yüksekliği ile dünyanın en yüksek ikinci binası olan bu bina 2 milyar dolar gibi dev bir bütçe ile inşa edilmiş. Dubai’de 828 metre uzunluğundaki Burj Dubai Kulesinin açılmasından sonra ikinciliğe düşmüş, fakat hala popülaritesini koruyor ve turistlerin uğrak mekanı olmayı sürdürüyor. 101 binasının altında alışveriş merkezi ve diğer katlarında ofisler yer alıyor. Tayvan Borsası da 101 binasının 7 katı içerisinde yer alıyor. En üst kısım ise turistlere kuş bakışı Taipei manzarası sunuyor.

Photobucket
Kule 101

Kuleye çıkmak için yüksek bir para ödüyorsunuz ama oraya kadar gelmişken görmeden gitmek olmaz tabi. Asansörle jet hızıyla tepe noktaya ulaşıyorsunuz. Kuşbakışı Taipei seyretmek harika bir olay. Üst tarafta bulunan dükkanlardan alışveriş yaparak zamanınızı geçirebiliyorsunuz. Bu kule gezisi için en az yarım gün ayırmak şart.

Photobucket
Tepeden şehri seyretmek.

Taipei, Tayvan Ticaretinin merkezi. Sanayi daha çok güney bölgelerinde gelişmiş. Şincu Şehri elektronik firmalarına ev sahipliği yapıyor. Tayvan’ın ikinci büyük şehri Gaoşiong, Tayvan’ın önemli sanayi merkezlerinden biri ve en büyük limanı durumunda. Güneyde olması sebebiyle, güneyden gelen gemilerin kolayca uğrayabileceği bir limana dönüşmüş. Gaoşiong, Taipei’e oranla daha geniş ve havadar. Turistler bir ülkede daha çok otantik ortamlar görmek isterler. Tayvan bu açıdan pek zengin bir ülke değil. Fakat otellerini klasik Çin mimari tarzına uygun inşa ederek turistlere ilginç duruma getirmeye çalışmışlar. Grand Otel Taipei Oteli buna örnek verilebilir.

Photobucket
Grand Otel Taipei

Plastik ve kauçuk makineleri üretimi

Tayvan plastik ve kauçuk makineleri üretiminde, teknolojik üstünlüğü ve kalitesiyle, Çin, Hindistan, AB ülkelerinin en büyük rakibi. 23 milyonluk nüfusuna karşılık 700 milyar dolarlık gayri safi milli hasılaya sahip. Plastik ve kauçuk makine satışında da 2008 yılında, % 7′lik bir büyüme ile 1.4 milyar dolarlık satış yapılmış. Az enerji harcayan verimli makineler üretmeye çalışıyorlar. Makine üretmek, sanayicilik ülkede bir yaşam felsefesi haline gelmiş.

Photobucket
Tapınakları

Tabi bu olay durduk yerde olmuyor. Amerikanın eski komünist yönetim karşısında bir üst olarak kullandığı Tayvan’a büyük yatırım ve destekleri olmuş. Soğuk savaş sırasında komünist blokla, Amerikanın çekişmesi sırasında Tayvan hem bir üst olarak kullanılmış, hem de Çin’e göre hızla kalkınması sağlanarak, “Komünizmden fayda yok, komünist olmayan bir ülkeyle Çin’in farkını görün” dercesine sürekli kalkınması desteklenmiş. Çin’in çözülmesinde, psikolojik savaş unsuru olarak Tayvan kullanılmış. Sanırım bu destekleme ve Tayvan’ın kalkınması etkili olmuş ki, Komünist Çin’in eski devlet başkanlarından Dıng Şiao Ping; “Sosyalizm karın doyurmayacak, zengin olmak iyi bir şeydir” demiş ve Çin’in atılımlarının düğmesine basmış. Çinli yöneticiler aradaki farkı takdir etmiş olacaklar ki, komünist rejime farklı bir yön vererek açılımı ve para kazanmayı seçmişler.

Photobucket
Tayvan’da Cami

Tayvan’da inanış

Tayvan insanı için inanç, bizdeki gibi daha belirgin olan hatlar ile pek uyuşmuyor. Ülke insanlarının büyük bir bölümü Konfüçyüs’çülük ve Taoizm inancına bağlı. Tayvan’da çok sayıda Budist bulunuyor. Son yıllarda İslamiyet, diğer dünya ülkelerinde olduğu gibi burada da hızla yayılmaktadır. Halen nüfusun %2’sini oluşturan ve çoğunluğu Çinli 350.000’i aşkın Müslüman yaşamaktadır.

Photobucket
Tayvanlı Müslümanlar.

Misyonerlerin 1800’lerden beri, uzun süre faaliyette bulunmaları sonuç vermiş. Ada nüfusunun % 4.5’i Hıristiyan olmuş. Kiliseler bildiğimiz batı tarzı kiliselere pek benzemese de yer yer batılı kiliselere de rastlamak mümkün. Birçok Hıristiyan kilisesi daha çok apartman katlarında faaliyetlerini sürdürüyor. Binadaki haç işaretinden burada bir kilise olduğunu anlıyorsunuz. Tayvanlılar hem yerel dinlere, hem de Hıristiyanlığa aynı anda bağlı olabiliyorlar. Eski ölülerini saygınlaştırıp tanrılaştırıyorlar. Para tanrısı, aşk tanrısı, sağlık tanrısı gibi yöneldikleri idoller var. Bir insan paraya sıkışmışsa gidip para tanrısından istekte bulunuyor. Birçok insan ise sadece geleneksel Çin inançlarına ve atalarına dua ediyor. Ateist olan kişi sayısı da epey fazla.

Photobucket
Tayvan’da Kilise

Tayvanlıları güldüren Türk

Fuar süresince Taipei’de kalırken daha evvel Türkiye’den bir arkadaşım vasıtasıyla iletişime geçliğimiz Rıfat Karlova ile kaldığımız otelin lobisinde güzel bir sohbet imkanımız oldu. Gündüz fuara gidiyoruz, akşamları oteldeyiz, vaktimiz de müsait. Bir akşam Rıfat’ı davet ettik sağ olsun geldi. Beltan’dan Aptullah Saner, MPM Makine’den Oğuz Adlı, Özşahin’den Kemal Özşahin Beylerin bulunduğu bir ortamda saatlerce sohbet ettik.

Photobucket Tayvan’da Türk Komedyen, Karlova

Rıfat Karlova, Tekirdağ’dan başlayıp Tayvan’a uzanan ilginç hikayesini bize anlattı ve Tayvan hakkında bilgiler verdi. Türkiye’deki basında hakkında çıkan haberlerle de tanınan Rıfat, Tayvan’da en tanınmış yabancı yüzlerin başında yer alıyor. Dizi filimler, reklamlar, şov programları, ve belgeseller de yer alıyor. Tayvan televizyonlarında sık sık yer alan Rıfat, bir de Çinlilere Komedi Kulübü sahnesinde Çince tek kişilik gösteriler yapıyor. İlk sorumuz, “Rıfat Çince yi nasıl öğrendin?” oldu.”Bir sene zorluk çekilse de sonradan öğreniliyor” dedi.

Sonra şöhret olmaya giden ilginç hikayesini bizlere anlattı. Üniversite eğitimi ve mastır yapmak için Tayvan’a gelmiş. Bir gün sokakta yürürken iki Tayvanlı ’Bakar mısınız, bir reklam filminde rol alacak yabancı arıyoruz” demişler. Kaldırımda fotoğrafımı çekip onlardan haber beklemesini söylemişler.Daha sonra Karlova’ya Tayvan Devlet Televizyonu’nun çekeceği ilk ulusal tarih belgeselinde rol teklif etmişler. Bu belgeselde 1800’lerin sonunda Tayvan’a gelen, ülkede çok tanınan Batılı bir misyoneri canlandırmış.

Photobucket Rıfat Karlova Televizyon Programında.

Karlova ayrıca dünyaca ünlü Nissan, 3M, Gigabayt gibi markaların reklamlarında oynamış ve halen Tayvan’ın büyük firmalarının reklamlarında oynamaya devam ediyor. Tayvan televizyonlarının en çok izlenen şov programlarında yer alan Karlova, Tayvanlıların en keyifle izlediği yüzlerden biri olmak adına sahne ve televizyon kariyerine başarıyla devam ediyor. Bu süre içerisinde Ulusal Tayvan Normal Üniversitesinde Siyaset Bilimi alanında yüksek lisansını tamamlamış şimdi de konservatuardan sinema ve oyunculuk üzerine dersler alıyor.

Karlova ayrıca dünyaca ünlü Nissan, 3M, Gigabayt gibi markaların reklamlarında oynamış ve halen Tayvan’ın büyük firmalarının reklamlarında oynamaya devam ediyor. Tayvan televizyonlarının en çok izlenen şov programlarında yer alan Karlova, Tayvanlıların en keyifle izlediği yüzlerden biri olmak adına sahne ve televizyon kariyerine başarıyla devam ediyor. Uzakdoğu’da ülkemizi de başarıyla tanıtan Karlova’nın yer aldığı bazı yapımlar çevre ülkelerden de izlenebiliyor. Türkiye, Tayvan halkının pek tanıdığı bir ülke değil. Taksiye binip “Türkiye’den geldim” deyince, taksi şoförü size “Türkiye neresi?” diye sorabiliyor. Fakat Rıfat Karlova’yı programlarından dolayı herkes tanıyor, tabi onun sayesinde Türkiye’yi de.

Bu günlerde bir kitap hazırlığı içerisinde olduğunu söyledi. Konusu da Çin’in Modernleşmesi üzerine, 100 yıl kadar önce Çin’de başlayan batılı anlamda atılan ilk adımları ve bunların etkilerini yazacağını söyleyen Karlova, bu dönemin Çin’in bu gününe dahi ışık tutan en önemli dönemlerinden biri olduğunu söylüyor.

Gönül isterdi ki, orada yaşayan biri gözüyle Tayvan’ın kalkınmasını inceleyen bir kitap yazıp bunu Türkiye’ye kazandırması. Böyle bir kitabın Türkiye’de satılma şansı olur muydu? Okumayan bir millet olduğumuz için pekte alan olacağını sanmıyorum. Fakat bir gün kafaya dank edip, ülkenin kalkınmasının yolunun sanayiden geçtiğini anlayarak, sanayileşmek bir zorunluluk haline geldiğinde, böyle bir eser çok güzel bir kaynak kitap olabilir.

Photobucket
Taipei’nin sokakları

Birçok ülke gezmeme rağmen Tayvan’ın her tarafı kobi olmasından dolayı çok ilginç geldi bana. Birçok sanayi kuruluşunun bir arada olduğu, makine üretmenin adeta toplumsal bir ideoloji haline geldiği bir ülkeye ilk defa rastlıyordum. Tavsiyem her sanayicinin bir fuar vesilesi ile gelip Tayvan’ı görmesi.

Bu yazıyla ilgili görüş ve önerilerinizi aşağıdaki kutuya yazabilir, bana mesaj atabilirsiniz.Mail adresinizi yazmayı unutmayın lütfen.

About these ads

Responses

  1. Çok güzel bir yazı. Elinize sağlık.

    • Teşekkürler Rıfat arkadaş, türkiyeden selamlar

  2. Cidden ilginç bir yermiş. Özellikle fabrikalarla tarım arazilerinin içiçe olması oldukça enteresan geldi… Anlatım çok güzel abi tebrikler..

  3. TAYVANA GIDMEYI DU;UNIYORUM PNOMATIK MELZEME GETIRMEK VE ONLARIN SANAYISI ILE TANISMEK ICIN …YARDAM…ISTIYORUM///

  4. Güzel bir yazı olmuş teşekkür ederim. Tayvan’la ilgili daha ayrıntılı bilgi alabileceğimiz bildiğiniz siteler var mı? Kız arkadaşım Tayvan’da yaşıyor. Ben de yerleşmeyi düşünüyorum. Yardımcı olabilecek birileri varsa cevap yazarak bana ulaşırsanız sevinirim.

  5. tayvanda kağıt fotokopi ürünleri almak istiyorum bana yardımcı olabirmisiniz şimdiden teşekkürler

    • Orada Türk Ticaret ateşliği var onlarla irtibata geçmeniz gerekiyor


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: