Gönderen: benimgezilerim | Ekim 4, 2011

HOLLANDA

HOLLANDA


Kanallar şehri Amsterdam

Aslında özgürlüklerin yanı sıra Hollanda’yı tanımlamak için kullanılacak daha başka tanımlamalarda olabilirdi, yel değirmenleri ülkesi Hollanda, laleler ülkesi Hollanda.Hollanda Laleleri ile de ün yapmış ve Himalaya dağlarından uçan lale tohumları önce Osmanlıda lale bahçelerine konmuş, sonradanda rüzgarlar lale tohumlarını sanırım çok küvetli üfürmüş ki, bize kalmamış hepsini Hollanda’ya götürmüş.Türkiye’de lalenin ismi pek duyulmazken, Hollanda’nın dış ticaretinde çiçek ve tohumların, tabi lalenin, büyük bir yeri var.


Yel değirmenleri ve laleler ülkesi

Bir yandan bunları düşünürken, bir yandan da, uçağın penceresinden aşağıya bakıp, kanallar içinde örümcek ağı gibi yayılmış, Amsterdam şehrinin, bulanıktan nete doğru, ilerleyen siluetini gözlemliyorum. Uçağımız kısa bir süre sonra Amsterdam yakınlarındaki Schiphol hava limanına inmek için alçalıyor. Schiphol Havaalanı, büyük bir gölün kurutulmasıyla ortaya çıkmış ve su seviyesinin dört metre altında bir hava limanı.Geniş alanla, denizler ve sulak bölgeler doldurularak kazanılmış.Neredeyse tüm şehirlerinin etrafında bentlerle çevrilmiş olması, şehrilerin sular altında kalmasını engelliyor.Hollanda’nın diğer adı, “Deniz yüzeyinden aşağıda” anlamına gelen Netherland.


Amsterdam tren istasyonu

Bir kısmı dolguyla kazanılan ve deniz seviyesinden alçakta, 42000 Km2 yüzölçümüyle, Marmara bölgesi büyüklüğünde bir toprak parçası ve üzerinde yaşayan 16 milyon insan.Fakat bu küçüklük sizi yanıltmasın, dünya tarım ürünleri ihracatında 3.sırada, kimyasal üretiminin % 75 dışarıya satıyor, bu küçüklüğüne rağmen 300 milyar dolar dış satımıyla Türkiye’nin çok çok önünde bir ülke. Hollanda’nın dünyaca tanınan birkaç firmasına örnek vermek gerekirse, elektrik ve elektronik eşyada Philips, kimyasal madde imalatında Unilever ve petrol kurulusu Shell’i göstermek mümkün.


Amsterdam

İlköğretimde okurken batının çağdaşlığından, demokrasilerinden bahsedip örnek alınmasını gerektiğini söylerlerdi, fakat sanırım bizi biraz kandırmışlar.Hollanda Meşruti Monarşi ile yönetiliyor, başkent Amsterdam olmasına rağmen Kral ve hükümet Den Haag diye de anılan Lahey şehrinde.Biraz kandırmışlar diyorum, çünkü ülkede demokratik seçimler yapılıyor, halkın istediğini seçme yetkisi var fakat geçmişlerini de, yerin dibine sokup, ortadan kaldırmak yerine, yönetime pek bir etkisi olmasa da Kraliyet mekanizması, geçmişe bir vefa olarak sürdüregeliyorlar.Sadece Hollanda da değil, İngiltere, Danimarka gibi gelişmiş diğer Avrupa ülkelerinde de. Geçmişin geleneksel klasik kalıblarına bağlılıkla, günümüzün özgürlükçü rüzgarlarının en uç noktasını bulmak mümkün Hollanda’da.Özgürlükler denildiği zaman dünya üzerinde ilk akla gelen kentlerden biride Amsterdam.


Klasik Amsterdam evleri

AMSTERDAM

Schiphol hava limanından metroyla Amsterdama ulaşıyorum soğuk bir kış günü.Etraf karlar altında.İstasyondan dışarı adım atar atmaz, ilk izlenimler ülkenin anlayışı, yaşam tarzı hakkında sizin kafanızda, belli düşüncelerin oluşmasını sağlıyor.İstasyondan ilk çıktığımda gözüme çarpan, binlerce bisikletin olduğu bir bisklopark.Otopark gibi kavramlar herhalde günlük dillerinde pek kullanılan bir kelime değil.Çünkü ulaşım ve hayat bisikletler üzerine kurulmuş.Sabah çocuklar okula bisikletle gidiyor, insanların bir kısmı işe bisikletle gidiyor, hatta gece kadınlar topuklu ayakkabılarıyla eğlenceye bisikletle gidiyorlar.


Bisiklet Otoparkı

Trafiğin büyük bir kısmını bisikletler oluşturuyor. Bisikletliler için özel yollar var ve bunların trafikte üstünlükleri bulunuyor. Amsterdam’da yaşayan 800 bin kişinin 550 binin bisikleti var. Her kişinin bir günlüğe bir de hafta sonları temize kullandığı bisikleti bulunuyor.Bu durumu değerlendirmeye başlıyorsunuz.Aslında dünyanın en zengin ülkelerinden biri, son model araba alacak paraları mı yok?.Şüphesiz var hatta son model arabaları da var, fakat onlar garajda dururken ulaşımı bisikletle sağlamayı tercih ediyorlar.Bisiklet sporu fazla kilolardan kurtulmak için bir avantaj aynı zamanda şehrin havası egzoz gazlarıyla kirletmiyor.

16 milyon nüfusa karşılık 16 milyon bisikletinde olduğu bir ülkede sanırım bu yüzden şişman insan pek göremiyorsunuz.Erkeklerde 1.84cm, kızlarda 1.71cm boy ortalamasıyla,dünyanın en uzun halkı, unvanını elinde bulunduran Hollandalılar, boylarının aksine yüzyıllardır küçük yerlerde yaşamayı seviyor.


Korunmuş kent mimarisi

Klasik Hollanda evleri.

Amsterdam’ı diğer şehirlerden farklı kılan bazı özellikler var.Bunlardan biri örümcek ağı gibi örülmüş su kanalları ve diğeriyse yüzlerce yıllık tarihi evler.Tarihi evlerin, ön cepheleri oldukça dar, genelde bir oda bir salon ve ortalama büyüklükleri 45-50 metrekare.Yaşam yerleri, Hollandalıların mütevazı karakterini yansıtıyor. Denizcilikte çok başarılı oldukları yıllarda dahi, şehirde ihtişamlı yapı ve saraylar yapmadıkları görülüyor.Klasik bir Hollanda evi olan kaldığım pansiyonun karşısındaki evin üst kısmında 1825 yazısını görüyorum ve ne kadar eski bir ev diye düşünyorum.Gelenek haline gelmiş evlerin en üst katında bir vinç çıkıntısı ve tarih mutlaka yazıyor.Merdivenler çok dar olduğu için taşına anında vinçle eşyaları buradan taşıyorlar.1825 bize göre tarihi mirasın korunması açısından çok eski bir tarih.Beton yığını ucube binalar yapmak için tarihi mirasımızı yok etmişiz.Bizde 1825 ten kalma kaç tane ev vardır gibi anlamsız ! bir soruyu sizlere sormuyorum!.Fakat Amsterdam’da dolaştıkça 1825’in çok genç bir tarih olduğunu görüyorum.Gözlerim binaların üst kısımlarında 1600 ‘lü yıllara kadar tarihler yakalıyorum.Çok eski arkadaşlar gibi yan yana dizilmiş vaziyette evler.Bir kısmının altında tadilat var, hatta tadilat yapılan çok sayıda ev var.İş yeri değişikliğine veriyorum fakat sonradan öğreniyorum ki, zemin sağlam olmadığından gönyesinden kayan binalar bir şekilde teraziye getirilip, sonra sağlamlaştırılıyor.


Özgür bir yaşam

Özgürlükler şehri Amsterdam.

Kanalları, klasik mimarisi ve evlerinden sonra sıra geliyor Hollanda’nın özgürlükçü yapısına. 178 farklı milletten sakiniyle, dünyanın çok-kültürlü ülkelerinin başında geliyor Hollanda.Bu şehirde 50 bine yakın Türk nüfustan bahsediliyor, fakat bunlar ticari hayatta bayağı etkin.Bunca değişik ülkeden insanı Amsterdam’a çeken beklide özgürlükçü yapısı. Amsterdam’da “Coffee Shops” denilen mekanlarda hafif olarak tanımlanan uyuşturucu maddelerini satmak da kullanmak da serbest. Hediyelik eşya dükkânlarında da light uyuşturucular ve bunları konu alan hediyelik eşyalar oldukça talep görüyor. Sakızından, şekerine, kekinden, kurabiyesine hafif uyuşturucuların kullanıldığı tüketim malları ile üzerinde yeşil-beyaz etiket bulunan süs eşyaları serbestçe satılıyor.Alabildiğine kendince yaşayabilme özgürlüğü kadar ölme özgürlüğü de var Hollanda’da. 2001 yılında çıkartılan bir kanunla ötenazi de yasal hale getirilmiş.

şehrin özgürlük meydanı olarak tanımlayabileceğimiz yeri de Dam Square. Kraliyet Sarayı’nın da yer aldığı bu meydanda insanlar, topluluklar, bildirimde bulunarak, istedikleri gösteriyi yapabiliyor, istedikleri gibi slogan atıp, bağırıp çağırabiliyorlar.Çincila hayvanlarının kürkleri için katledilmesini protestodan, Uzak Doğudaki çocuk işçiliğini protestoya, Afrika ülkelerindeki insan hakları ihlallerine, AB ananassına muhalefete kadar bir çok konularda gösteriler özgürce yapılıyor.Tabi bunları yaparken, bazı ülkelerde olduğu gibi !, “ hop hemşerin napıyorsunuz burada, sizi gidi teröristler” deyip, toparlayıp götüren de olmuyor.Hani bizim ülkemizde olmazda böyle şeyler fakat başka ülkelerde oluyormuş diye duyuyoruz.Burada da, işin ilginç tarafı,göstericilerin etrafında bir tek polisin olmayışı.Sanırım göstericiler devletleri tarafından ciddiye alınmayışlarının hüznünü yaşıyorlardır.


Şehir içi turistik gezi otobüsleri

Sosyal hayat ve mimari görüntü hakkında bu bilgilerden sonra birazda şehrin sanat ve müze tarzı yerlerinden bahsetmek gerekirse,

Ünlü ressamların resimlerinin sergilendiği Van Gogh Müzesi ve Stedijk Müzesi, yaklaşık 6100 hayvanın bulunduğu Artis Zoo, dünyaca ünlü 140 insanın balmumu heykellerinin bulunduğu Madame Tussaud’s müzesi görülmeye değer.İstasyonun karşısında City Tour’lar vasıtasıyla şehirdeki önemli yerleri gezebilirsiniz.Bir yandan şehir gezilirken, diğer yandan kulaklıktan gezilen yerler hakkında bilgi veriliyor.15 dilde yayın var ve dünyanın çok az ülkesinde görülebilecek bir fark, bu diller içinde Türkçe de var.Sanırım Türklerin çok olmasından kaynaklanıyor. Hollanda’nın resmi dil Felemenkçe, Dutch diye de anılıyor, İngilizce, Almanca ve Fransızca da yaygın olarak kullanılıyor


Lahey

LAHEY

Adını çokça duyduğumuz, adı büyük ama kendi küçük bir Hollanda şehri Lahey.Ülkemizde nufus belli merkezlerde yoğunlaşıp, yaşamda çekilmez hale gelirken, Avrupa’da adını sıkça duyduğumuz kentlerin nüfusları 2-3 milyonu geçmiyor.Başkent Amsterdam’ın dahi nüfusu 800 bin.İdari başkent olan Lahey’in nüfusu da 480 bin.Avrupa Adalet Divanın olduğu şehir olması sebebiyle adı sıkça duyuluyor ve iç hukuk yolları sona erince buraya taşınan davalar yüzünden Türkiye tazminatlar ödemek zorunda kalıyor.Parlamento,Hükümet Binaları,Bakanlıklar bu şehirde yer alıyor.Kraliyet ailesi de bu şehirde ikamet ediyor.


Lahey Adalet Divanı

Lahey’de gezilecek yerler arasında Den Haag,Lahey Parlamento Binası,Lahey Hükümet Binası,Lahey Atlıları,Lahey Alışveriş Pasajı sayılabilir. Lahey’de müzeleri ve şehir sokaklarında keşif yapmanın dışında, gidilebilecek olan bir diğer yer ise Scheveningen plajı.Kuzey denizine kıyısı olan bu plaj, yaz aylarında yapılan su sporları, araçlara kapalı olan yürüyüş yolu ile oldukça dikkat çekiyor.


Roterdam

ROTERDAM

1250’li yıllarda Rotte Nehiri kenarında küçük bir balkıcı köyü olarak kurulan şehir, daha sonra , Londra, Paris ve Alman Ruhl bölgelerinin ortasında kalması sebebiyle önemli bir liman şehri haline geliyor.Şehri gezdiğinizde Amsterdam’da olduğu gibi pek tarihi binalarla karşılamıyorsunuz.Aksine çok değişik tarzlarda yapılmış modern mimari örneği binalar var.Sebebi de 10 Mayıs 1940’da, Alman Nazi kuvvetleri Hollanda topraklarına girmiş ve 1 günde ele geçirmeyi planlamış. Roterdamda küvetli bir direnişle karşılaşmış.Bu direniş karşısında başta Rotterdam olmak üzere birçok şehir bomba yağmuruna tutulmuş ve şehri yerle bir etmiş. İşte Rotterdam, bu bombalanma olayından sonra yeniden inşa edilmiş.Modern mimarinin tüm hünerleri ortaya konulmuş. Ortaya sıra dışı ve ilginç bir mimari çıkmış.Modern mimari ile ilgili toplantılara şehir ev sahipliği yapıyor.


İginç mimari yapılar

Bir Akdeniz şehri havasını andıran Roterdam’da, ahşap köprüler, köprülerin altında ki geçitler, dar sokakları ve taş evleriyle görülebilecek bir çok yeri vardır. Ayrıca Denizcilik Tarihi Müzesi, Hollanda Mimarlık Enstitüsü, Hollanda Fotoğraf Enstitüsü, Savaş Müzesi başta olmak üzere şehirde 45 tane müze bulunuyor.


Eindhoven

EİNDHOVEN

Eindhoven diğer Hollanda şehirlerine göre nüfusu kalabalık bir yer.Sebebi de Eindhoven Teknik Üniversitesinde değişik ülkelerden çok sayıda öğrencinin okuması.Sanırım yabancı nüfus yerli nüfustan fazla.Temiz sokakları, birbirine uyumlu mimarisi ve bisiklet yolları ile dikkati çekiyor.Bisiklet ulaşımı çok yaygın.Bisiklet yollarıysa yaya kaldırımlarının 1/3 kaplamış durumda, kesik çizgilerle ayrılmış.Tabi bizlerde, yaya kaldırımında bisiklet yolu kavramı olmadığı için, bisiklet yolunda da yürüdüğümden, bir iki bisikletli tarafından uyarılınca, onların yolundan yürümemem gerektiğini anlıyorum.Eindhoven diğer Hollanda şehirleri gibi güvenli bir yer, fakat bisiklet hırsızlığı çok yaygın.Fakat bunu yapanların Hollandalılar olduğunu düşünmeyin.


Maastricht istasyonu

MAASTRİCHT

Maastricht’in önemi 7 Şubat 1992 de imzalanan ve AET’nin AB olması yolundaki son adım olan ekonomik ve parasal birliği geçişte kriterlerin ne olacağı konusunun belirlendiği şehir olmasından kaynaklanıyor. 10 Aralık 1991 tarihinde Maastricht’te düzenlenen Zirve’de Topluluk, daha önce toplanmış olan uluslararası iki Konferans çerçevesinde, varılan sonuçları temel alarak yeni bir Avrupa Toplulukları Antlaşması yapılmasına karar veriyor. 7 Şubat 1992 tarihinde imzalanan ve Kasım 1993’te yürürlüğe giren Maastricht Antlaşması ile Avrupa Topluluğu, Avrupa Birliği adını almıştır. AB’ni kuran Maastricht Antlaşması’yla Avrupa Topluluklarına yeni boyutlar kazandırılmış ve AB’nin “üç temel direği” oluşturularak, yeni bir hukuksal yapı düzenleniyor.


AB karalarının alındığı yer

Bunları kısaca sırayla sayarsak 1. Ekonomik ve Parasal Birlik (EPB), 2. Ortak Dışişleri ve Güvenlik Politikası (ODGP), 3. Adalet ve İçişlerinde İşbirliği anlaşmaları.AB bu üç temel unsur üzerine kuruluyor. Tabi bunları söylerken, korunmuş kent mimarisi ile bunlar olmasa dahi dikkatleri üzerine çekebilecek bir klasik Avrupa şehri.Önemli müzelerini saymak gerekirse Bonnefanten Müzesinde eski kalasik ve yeni çağdaş sanat ürünleri sergileniyor, doğal tarih müzesi ve 17-18.yy maastricht’in görünümlerinin sergilendiği Müze Spaans Gouvernement görülmeye değer.

Hollanda gezi yazımız burada bitiyor, küçük ülkelerin yazıları da doğal olarak kısa oluyor.Fakat eşine rastlanmayan mimarisi ile Hollanda gerçekten görülmeye değer, sevimli, küçük bir Avrupa ülkesi.

About these ads

Responses

  1. [...] HOLLANDA:Aslında özgürlüklerin yanı sıra Hollanda’yı tanımlamak için kullanılacak daha başka tanımlamalarda olabilirdi, yel değirmenleri ülkesi Hollanda, laleler ülkesi Hollanda.Hollanda Laleleri ile de ün yapmış ve Himalaya dağlarından uçan lale tohumları önce Osmanlıda lale bahçelerine konmuş, sonradanda rüzgarlar lale tohumlarını sanırım çok küvetli üfürmüş ki, bize kalmamış hepsini Hollanda’ya götürmüş.Türkiye’de lalenin ismi pek duyulmazken, Hollanda’nın dış ticaretinde çiçek ve tohumların, tabi lalenin, büyük bir yeri var…..Devamı için tıklayınız. [...]


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: